Sanki düşman işgali
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Sanki düşman işgali

12.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Televizyonda izlemiştim. Şimdi bir kez daha kontrol ettim. Doğru anımsıyorum. Yıl 1994. Yerel yönetim seçimleri yapılmış, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını, solun aymazlığı yüzünden, Refah Partisi’nin yüzde 25.19 oy alan adayı Recep Tayyip Erdoğan kazanmış.

Refah Partisi’nin genel başkanı Necmettin Erbakan daha seçim sonuçları resmen açıklanmadan R.T. Erdoğan’ın elinden tutarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının kapısına dayanmış. Ama ellerinde seçim kurulunun mazbatası yok!

Televizyon yayınından o sahne: Necmettin Erbakan ile R.T. Erdoğan bu beklenmedik devlet kuşunun etkisiyle gülümsemekte... Hâlâ makam sahibi Prof. Dr. Nurettin Sözen güler yüzlü, rahat! “Madem öyle, Sayın Erdoğan Seçim Kurulu’na gider mazbatayı alır gelir, biz de devir teslimi yaparız!” diyor. Bu ne uygar zarafet!

Cumhuriyet devletini kuran CHP ile bu anıt yapıyı yıkmaya kalkışan AKP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra yaptıklarını karşılaştırınca aradaki uygarlık farkı açıkça görülmekte. Sanki bir ülkeyi düşman istila etmekte ve yenilgiye uğrayanlar havaalanlarını, limanları, köprüleri havaya uçurarak imha etmekte, değerli belgeleri yakmakta... Bunları yapan kimler? 1994 yılında SHP’li Nurettin Sözen’in kapıdan kovmayıp saygıyla makamına aldığı “Milli Görüş” simsarları...

Seçim kaybeden AKP belediyelerinin, belediye başkanlarının yaptıklarına bakın. AKP’nin adayı Murat Kurum, seçim çalışmaları kapsamında Kadıköy Rıhtımı’nda kurduğu iftar çadırını seçimden sonra kaldırmış. Oysa seçim sonuçlarına bakmayıp devam etselerdi gülünç olmazlardı. Nasıl olsa hesabı yeni belediye ödeyecekti. AKP nedense bu türden incelikleri düşünemiyor...

Benim her derde deva olan, geleceğin “gerçekleşecek” falına bakan kitaplarım vardır. 2016 yılının haziran ayında Tekin Yayınevi tarafından yayımlanan Din İman Masa Kasa da bunlardan biridir. Aslına bakarsanız, 19 Temmuz 1983 günü kurulan Refah Partisi ile 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan AKP İslamcılığının özet tarihi, din ve imanı kullanarak masa (iktidar) ve kasayı (parayı) ele geçirme kavgasının öyküsüdür. Din İman Masa Kasa’nın bir bölümünün adı “Ver Türbanı Yağmala Kasayı”dır ki bu öykünün anafikrini oluşturur.

İslamcı siyasetin “yağmacı” zihniyet dünyasına giriş yaptıktan sonra adını andığım kitabımın önsözünden alıntı yapmamak olmaz:

“Din ve imanın masa ve kasa ile bir araya gelmemesi gerekir ama din adamları ile siyasetçiler işe karışınca, bir araya gelmenin ötesinde din ve iman, masa ve kasanın hizmetine giriyor. Şimdi sözünü ettiğim yazıyı okuyalım:

7 Ağustos günü yayımlanan ‘Sünni Din Bezirgânları Artık Özgür’ başlıklı yazımı okuyan bir okur ‘Sünni madrabazların CHP’nin tek parti döneminde uğradığı zulmün (!) ne menem bir zulüm olduğuna açıklık getirdi:

Bir toplantıda din madrabazlarından biri CHP’nin tek parti döneminde uğradıkları zulmü konuşmacıya laf atarak hatırlatmış. Bunun üzerine konuşmacı laf atana sormuş:

‘Hangi ibadeti yapmak istedin de yapamadın? Namaz mı kılamıyordun, hacca mı gidemiyordun?...’

Madrabaz, konuşmacıyı yanıtlamış: ‘İbadeti yasaklamaya gücünüz yetmez. Siz bizi masadan ve kasadan uzak tutuyorsunuz.’

Müthiş bir yanıt. Hiç duymamıştım. Okur devam ediyor:

‘Yani tüm dertleri masaya ve -özelikle de- kasaya yanaşmakmış. Bunu yapamadıkları için gerçekten de ‘zulüm’ gördüklerine, acı çektiklerine inanıyorum. Düşünsenize, kasa orada, başkaları yanaşmış (örneğin ANAP, DYP) ama bunlar yanaşamıyor. Bu zulüm değil mi, onlar açısından?’”

Monarşik ve teokratik Osmanlı’nın iktisat anlayışı, İslam öncesi ve sonrasının baskın, yağma ve ganimet üleşmek yönteminin devamı olarak değerlendirilebilir. Mekke döneminin kutsal savaşları kervan basıp ganimet paylaşmaktan ibarettir ki üleşmenin yöntemi kutsal metinlere bile girmiştir.

Arap-İslam töresine göre Müslümanlar tarafından yönetilen İslam ülkesi darülislam olarak adlandırılır. Kâfirler tarafından yönetilen ve halkı gavur olan memleketlere darülharp denir ki malı mülkü yağmalanabilir, insanları köle yapılabilir. Kadınları ise ister köle diye sat, ister hareme al. Hepsi helaldir!

Günümüzün siyasal İslamına göre üçüncü bir durum vardır: Kendisinin iktidarda olmadığı her yer darülharptir. İktidara geçince artık her şey helaldir. 1994’ten bu yana iktidar olan AKP belediyelerinin milyonlarca liralık leblebi, çekirdek faturalarına şaşmak gerekmez!

Yazarın Son Yazıları

Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025